do with - Turkish English Dictionary

do with

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "do with" in Turkish English Dictionary : 10 result(s)

English Turkish
General
do with v. yetinmek
For foreign and security policy, we could possibly do with fewer.
Dış politika ve güvenlik politikasında ise muhtemelen daha azıyla yetinebiliriz.

More Sentences
do with v. yapmak
Needless to say, it is up to those countries what they do with this information.
Bu bilgilerle ne yapacaklarının o ülkelere bağlı olduğunu söylemeye gerek yok.

More Sentences
do with v. istemek
We want nothing to do with that particular value.
Bu özel değerle hiçbir ilgimiz olmasını istemiyoruz.

More Sentences
do with v. katlanmak
do with v. arzu edilen bir şeyi belirtir
do with v. baş etmek
do with v. ilişkisi olmak
do with v. gereksinmek
do with v. -e ihtiyacı olmak
do with v. ile yetinmek

Meanings of "do with" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
do away with v. yürürlükten kaldırmak
make do with v. ile idare etmek
do away with v. feshetmek
have nothing to do with v. ilgisi olmamak
make do with v. ile yetinmek
do away with v. yok etmek
have something to do with v. ilgisi olmak
do away with v. defterini dürmek
do with less v. azla yetinmek
do away with v. ortadan kaldırmak
have nothing to do with v. ilişkisini kesmek
do away with v. öldürmek
do something with feeling v. bir şeyi duyarak yapmak
have something to do with v. ilişkisi olmak
do away with v. işini bitirmek
have nothing to do with v. ile hiçbir ilişkisi olmamak
have nothing to do with v. ile hiçbir ilgisi olmamak
do away with v. kaldırmak
do away with somebody v. canına kıymak
stop having anything to do with somebody v. alışverişi kesmek
do away with v. icabına bakmak
do away with v. durdurmak
have something to do with v. alakası olmak
do business with v. alışveriş etmek
have to do with v. ile ilgisi olmak
have nothing to do with v. alakası olmamak
make do with something v. ile idare etmek
do away with v. izale etmek
have to do (with) v. dahili olmak
do something with meticulous care v. titizlik göstermek
have to do with v. ile bir ilgisi olmak
have nothing to do with v. ile ilgisi olmamak
do business with v. ile iş yapmak
do with less v. aza kanaat etmek
not to have anything to do with something v. uzaktan yakından ilgisi olmamak
have nothing to do with something v. birşeyle ilgisi olmamak
do business with someone v. birisiyle iş yapmak
do business with someone v. birisiyle ticaret yapmak
do homework with friends v. arkadaşlarla ödev yapmak
have to do with v. uğraşmak
have to do with v. … ile ilgilenmek
with nothing to do adj. işsiz güçsüz
Phrasals
do away with something v. başından savmak
do away with (oneself) v. intihar etmek
do away with something v. defetmek
do away with something v. bir şeyden kurtulmak
do away with (someone, something, or oneself) v. intihar etmek
do away with (something) v. (bir şeye) son vermek
do away with (someone, something, or oneself) v. işini bitirmek
do away with (something) v. (bir şeyi) kaldırmak
do away with (someone, something, or oneself) v. (kendini, birini, bir şeyi) öldürmek
do away with (something) v. (bir şeyden) kurtulmak
do away with (someone, something, or oneself) v. icabına bakmak
do away with (something) v. (bir şeyi) durdurmak
Phrases
could do with expr. ise iyi olur
what has this got to do with......? expr. bunun .... ile ne ilgisi var?
what's that got to do with the price of fish? [uk] expr. ne alakası var?
what's that got to do with the price of fish? [uk] expr. ne alaka?
what's that got to do with the price of fish? [uk] expr. kel alaka değil mi?
what's that got to do with the price of fish? [uk] expr. alakasız değil mi?
what's that got to do with the price of fish? [uk] expr. ne ilgisi var?
to do with expr. ile alakalı
to do with expr. ile bağlantılı
to do with expr. ile ilgili
Colloquial
have nothing to do with somebody/something v. doğrudan bir ilişkisi olmamak
do a line with (someone) v. (biriyle) sevgili olmak
do it with mirrors v. kimseye çaktırmadan yapmak
do a line with (someone) v. (biriyle) çıkmak
do it with mirrors v. (sihirbazlık numarasını) aynalarla yapmak
do it with mirrors v. kimseye görünmeden yapmak
tell (one) what (one) can do with (something) v. (bir şeyi) alıp ne yapabileceğini söylemek
be to do with (something) v. (bir şeyle) ilgisi olmak
be/have to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle alakası olmak
be/have to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bağlantılı olmak
be to do with (something) v. (bir şeyle) alakası olmak
be/have to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle ilgili olmak
be/have to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle alakalı olmak
be/have to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle ilişkili olmak
be/have to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle ilgisi olmak
tell somebody what they can do with something v. (birine) alıp bir tarafına sokmasını söylemek
tell somebody what they can do with something v. (birine) münasip/uygun bir yerine sokmasını söylemek
tell somebody what they can do with something v. (birine) münasip bir yerine sok demek
tell somebody what they can do with something v. (birine) al bir tarafına sok demek
not know what to do with (oneself) v. nasıl vakit geçireceğini şaşırmak
not know what to do with (oneself) v. nasıl oyalanacağını bilmemek
not know what to do with (oneself) v. ne yapacağını şaşırmak
not know what to do with (oneself) v. (kendini) nasıl yatıştıracağını bilememek
not know what to do with (oneself) v. ne yapacağını bilememek
not know what to do with (oneself) v. (kendiyle) nasıl baş edeceğini bilememek
have nothing to do with someone or something v. (biriyle/bir şeyle) alakası olmamak
be nothing to do with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) bir bağlantısı olmamak
have nothing to do with someone or something v. (biriyle/bir şeyle) ilişkisi olmamak/kalmamak
be nothing to do with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgisi olmamak
be nothing to do with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) alakası olmamak
have nothing to do with someone or something v. (biriyle/bir şeyle) bir bağlantısı olmamak
have nothing to do with someone or something v. (biriyle/bir şeyle) ilgisi olmamak
be nothing to do with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) alakasız olmak
be nothing to do with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
have nothing to do with someone or something v. (birinden/bir şeyden) uzak durmak
have nothing to do with someone or something v. (biriyle/bir şeyle) görüşmemek
have nothing to do with someone or something v. (biriyle/bir şeyle) bir bağı olmamak
be nothing to do with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) bir bağı olmamak
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle ilişki kurmayı reddetmek/istememek
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir ilgisi/bağlantısı olsun istememek
not have anything to do with something v. bir şeye bağlı olmak
have nothing to do with someone or something v. biriyle/bir şeyle bir bağlantısı olmamak
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir ilişkisi olmamak
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir bağlantısı olmamak
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir ilişkisi olmamak
have something to do with something v. bir şeyle bir bağlantısı olmak
have something to do with something v. bir şeye bağlı olmak
not have anything to do with someone or something v. biriyle/bir şeyle işi olmamak
have something to do with something v. bir şeyle ilgili olmak
have nothing to do with someone or something v. biriyle/bir şeyle işi olmamak
not have anything to do with something v. bir şeyle bir bağlantısı olmak
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir ilgisi olmamak
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir bağlantısı olmamak
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir ilgisi/bağlantısı olsun istememek
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bağlantı kurmayı reddetmek/istememek
not have anything to do with something v. bir şeyle ilgili olmak
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bir ilgisi olmamak
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle bağlantı kurmayı reddetmek/istememek
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle ilişki kurmayı reddetmek/istememek
be nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle işi olmamak
have something to do with something v. bir şeyle alakalı olmak
not have anything to do with something v. bir şeyle bir ilgisi olmak
not have anything to do with someone or something v. biriyle/bir şeyle bir bağlantısı olmamak
have nothing to do with someone or something v. biriyle/bir şeyle bir ilgisi/bağlantısı olsun istememek
not have anything to do with someone or something v. biriyle/bir şeyle bir ilgisi/bağlantısı olsun istememek
have nothing to do with somebody/something v. biriyle/bir şeyle işi olmamak
have something to do with something v. bir şeyle bir ilgisi olmak
not have anything to do with something v. bir şeyle alakalı olmak
can't do anything with v. ile baş edememek
can't do anything with v. -i zapt edememek
can't do anything with v. -i idare edememek
can't do anything with v. ile başa çıkamamak
do with someone or something v. biriyle/bir şeyle yetinmek
do with (something) v. (bir şeyle) yetinmek
do with someone or something v. biriyle/bir şeyle idare etmek
do with (something) v. (bir şeyle) idare etmek
have to do with something v. bir şeyle ilgili olmak
have to do with something v. bir şeyle alakalı olmak
have to do with something v. bir şeyle bir ilgisi olmak
have to do with something v. bir şeye bağlı olmak
have to do with something v. bir şeyle bir bağlantısı olmak
what does that have to do with anything? expr. ne alaka?
what did you do with something? expr. bir şeyi nereye sakladın/sakladı?
what did (someone) do with (something)? expr. (birisi/bir kurum) bir şeye ne yaptı?
what did you do with something? expr. bir şeyi ne yaptın/yaptı?
what did (someone) do with (something)? expr. (birisi/bir kurum) neden değiştirdi?